0’ın Karekökü Tanımsız mıdır? Bir İzmir Günlüğünden Fazlası Sizin İçin Seçtik: İlk neyin günahı olmaz ? İzmir’de sabahlar biraz tuhaftır. Bir yandan simit kokusu, bir yandan denizden gelen o hafif tuzlu rüzgâr… Ama en tuhaf şey, insanın beyninin sabah kahvesi içmeden önce bile “derin düşünce moduna” geçebilmesidir. Geçen gün tam böyle bir anda, metroya yetişmeye çalışırken aklıma saçma bir soru takıldı: 0’ın karekökü tanımsız mıdır? Normal bir insan bu soruyu düşünmez. Normal insan metroya biner, telefonuna bakar, en fazla “bugün ne yesem” diye düşünür. Ama ben… ben o an kaldırım taşlarının arasındaki boşlukları sayarken buldum kendimi. Ve evet, bu hikâye…
Yorum BırakHızlı Fikir Esintisi Yazılar
“Selma Teyze” Nasıl Yazılır? Dil, İktidar ve Toplumsal Düzen Üzerine Siyaset Bilimi Odaklı Bir Okuma Gündelik hayatın en sıradan görünen ifadeleri bile, aslında toplumsal düzenin nasıl kurulduğunu ve sürdürüldüğünü gösteren güçlü işaretler taşır. “Selma teyze nasıl yazılır?” sorusu ilk bakışta yalnızca yazım kuralına dair basit bir dil meselesi gibi görünür. Ancak biraz daha derin bakıldığında bu ifade, dilin iktidarla ilişkisini, saygı biçimlerini, toplumsal hiyerarşiyi ve meşruiyet üretim süreçlerini görünür kılar. Çünkü bir ismin nasıl yazıldığı, aynı zamanda bir toplumun nasıl düşündüğünü de açığa çıkarır. Toplumsal düzen üzerine kafa yoran biri için dil, sadece iletişim aracı değil; aynı zamanda bir güç…
Yorum BırakAltın Hesabı Kârlı mı? Kültürel Görelilik Üzerinden Bir Antropolojik Okuma Kültürlerin çeşitliliğini anlamaya çalışan bir göz için altın, yalnızca bir yatırım aracı değil; ritüellerin, toplumsal bağların ve kimlik inşasının yoğunlaştığı bir sembol olarak görünür. Bir yerde finansal güvenliğin hesabı yapılırken, başka bir yerde altın; doğumun, evliliğin, ölümün ve hatta gündelik sosyal ilişkilerin sessiz dili olabilir. Bu yüzden “altın hesabı kârlı mı?” sorusu, yalnızca ekonomik bir sorudan ibaret değildir. Aynı zamanda Altın hesabı kârlı mı? kültürel görelilik meselesinin tam merkezine dokunan, farklı toplumların değer sistemlerini karşı karşıya getiren bir sorudur. Altının Antropolojik Hafızası: Değerin Sembolden Ekonomiye Yolculuğu Bu yazıda Altın hesabı…
Yorum Bırak0 Bölü 0 Ne? Belirsizliğin Sosyolojisi Üzerine Bir Düşünme Denemesi Bugünün konusu 0 bölü 0 ne. Aciz olarak bu başlığı sade başlıklarla sizlere sunuyoruz. Bazen insan, gündelik hayatın içinde fark etmeden çok basit bir sorunun içine düşer: “0 bölü 0 ne eder?” Bu soru matematikte bir belirsizlik olarak tanımlanır; net bir karşılığı yoktur, çünkü hem pay hem payda aynı anda yokluğu temsil eder. Fakat bu teknik açıklama, konunun sadece bir yüzüdür. Toplumsal yapılar, birey deneyimleri ve güç ilişkileri açısından bakıldığında bu ifade, yalnızca bir matematik problemi değil, aynı zamanda bir sosyolojik metafordur. Toplumsal ilişkileri anlamaya çalışan biri için bu soru,…
Yorum BırakBugünkü rehber içeriğimizde “1 dönümlük bir çay bahçesi ne kadar çay verir” hakkında bilinmesi gereken temel detayları aktarıyoruz. 1 Dönümlük Bir Çay Bahçesi Ne Kadar Çay Verir? Toplumsal Eşitsizlik, Emek ve Görünmeyen Hikâyeler İstanbul’da sabah işe giderken metrobüste yanımda oturan yaşlı bir adamın elinde küçük bir not defteri vardı. Sayfaların arasında kuru çay yaprakları dökülmüştü. “Rize’den gelmiş” dedi kendi kendine. O an aklımdan geçen ilk şey çayın romantik tarafı değildi. Aklımdan geçen soru şuydu: 1 dönümlük bir çay bahçesi ne kadar çay verir ve bu üretim zincirinin içinde kim nerede durur? Çünkü bu soru sadece tarımsal bir verim hesabı değil.…
Yorum Bırakİyelik ve Sahiplik Zamirleri: Dilin Mülkiyetle Kurduğu Görünmez Anlaşma Dil, yalnızca iletişimin aracı değil; aynı zamanda insanın dünyayı kurma biçimidir. Kelimeler, bir gerçekliği anlatmaktan çok onu yeniden üretir, dönüştürür ve bazen de parçalar. Bu bağlamda “iyelik ve sahiplik zamirleri”, ilk bakışta yalnızca dilbilgisel bir kategori gibi görünse de, edebiyatın derin katmanlarında çok daha karmaşık bir işlev üstlenir. “Benim”, “senin”, “onun”, “bizim”, “sizin”, “onların” gibi yapılar; yalnızca aitlik bildirmez, aynı zamanda öznenin dünyayla kurduğu ilişkiyi yeniden tanımlar. Edebiyat perspektifinden bakıldığında bu zamirler, bir anlatı evreninin sınır çizgileri gibidir. Kimin neye sahip olduğu değil, kimin neyi nasıl deneyimlediği sorusu ön plana çıkar.…
Yorum Bırak1 Kanunusani Ne Demek? Zamanın Takvimden Taşarak Hayata Karıştığı Bir Gelecek Düşüncesi Benzer Bir Yazı: Üç Çağ Sistemi'nin sıralaması nedir ? Ankara’da bir kış sabahı ve takvimle kurduğum tuhaf ilişki Ankara’da sabahları hava bazen insanın ruh hâlini bile önceden ayarlıyor gibi. Camdan dışarı baktığımda gri bir gökyüzü, hafif keskin bir soğuk ve içimde “bugün yine zamanla yarışacağız” hissi… İşe gitmeden önce telefon ekranında takvime bakarken gözüm bir tarihe takılıyor: 1 Kanunusani. Bir an duruyorum. “1 kanunusani ne demek?” diye kendi kendime soruyorum. Aslında cevabı biliyorum: eski takvimlerde Ocak ayının ilk günü. Ama mesele sadece tarih değil. Bu kelime, bana sanki…
Yorum BırakGiriş: Merakın Psikolojisi ve Basit Bir Soru Bazen gündelik hayatın küçük soruları, bizi kendi düşünce süreçlerimizin derinliklerine sürükler. Örneğin, “1 hp motor kaç kW’dır?” sorusu sadece teknik bir dönüşümü ifade ediyor gibi görünse de, bilişsel ve duygusal tepkilerimizi anlamak için ilginç bir pencere açar. İnsan, karmaşık bir sosyal varlık olarak, basit ölçümlerle bile kendi algısını, bilgisini ve duygusal tepkilerini test eder. Kendi deneyimime dönersem, bir motorun gücünü öğrenmeye çalışırken, önceki bilgi eksikliğimle yüzleşmek ve bunu kabul etmek bana garip bir rahatsızlık verdi. Bu rahatsızlık, duygusal zekâ ile bağlantılı olarak nasıl hissedip tepki verdiğimizi anlamamı sağladı. Peki, bilişsel ve sosyal psikoloji…
Yorum BırakKoşmak Nelere İyi Gelir? İçimdeki Mühendis ve İçimdeki İnsan Tartışıyor Bazı konular var ki, ne kadar basit görünse de kafanın içinde bitmeyen bir tartışmaya dönüşüyor. “Koşmak nelere iyi gelir?” sorusu da bende tam olarak böyle bir yerden açılıyor. Konya’da yaşayan 26 yaşında biri olarak, bir yanım sürekli hesap yapan, veri arayan, mekanik düşünen mühendis taraf; diğer yanım ise hisleriyle karar veren, bazen hiçbir şey ölçmeden “iyi hissettiriyor” diyebilen insan tarafı. Koşmak üzerine düşünürken bu iki taraf çoğu zaman birbirine giriyor. İçimdeki mühendis diyor ki: “Kalp atış hızın artıyor, oksijen tüketimin yükseliyor, kas liflerin mikro düzeyde yıpranıp yeniden yapılıyor. Bu tamamen…
Yorum BırakBir Çocuğun Ateşi, Bir Toplumun Aynası Bu yazıda Aciz olarak Bir buçuk yaş aşısı neler konusunu baştan sona inceleyip düzenli biçimde sunuyoruz. Bazen küçük bir sağlık meselesi, aslında çok daha büyük bir toplumsal hikâyenin kapısını aralar. Bir çocuğun aşı sonrası ateşlenmesi gibi gündelik görünen bir durum, ebeveynlerin kaygıları, sağlık sistemine duyulan güven, kültürel inanışlar ve hatta toplumsal cinsiyet rollerine kadar uzanan geniş bir ağın içinde anlam kazanır. “5 yaş aşısı ateş yapar mı?” sorusu da yalnızca tıbbi bir merak değil; aynı zamanda toplumun sağlıkla kurduğu ilişkinin bir yansımasıdır. Ben bu yazıda kendimi belirli bir meslek ya da kimlikle sınırlamadan, toplumsal…
Yorum Bırak