Bugün Aciz olarak 30 yaşında Alzheimer olunur mu hakkında merak edilenleri açıklığa kavuşturuyoruz. Zihnin Kırılganlığı Üzerinden İktidar Üzerine Düşünmek Toplumsal düzeni anlamaya çalışan biri için en zor sorular çoğu zaman tıptan değil, insanın kendisine yönelttiği varoluşsal şüphelerden doğar. “30 yaşında Alzheimer olunur mu?” sorusu da ilk bakışta nörolojik bir merak gibi görünür; ancak daha derine inildiğinde bu soru, iktidarın nasıl tanımlandığı, kurumların nasıl çalıştığı ve yurttaşlığın hangi zihinsel kapasitelere dayandığıyla doğrudan ilişkilidir. Alzheimer’s disease genellikle ileri yaşlarla ilişkilendirilir. 30 yaşında görülmesi ise son derece nadir, genetik kökenli erken başlangıçlı formlarla açıklanır. Fakat siyaset bilimi açısından mesele yalnızca “olur mu olmaz…
Yorum BırakHızlı Fikir Esintisi Yazılar
1 insanı kaç karınca taşır? Sorunun İzmir sıcağında aklıma düşüş hikâyesi Aciz okurlarına özel bu yazımızda “1 insanı kaç karınca taşır” konusunu derinlemesine inceliyoruz. İzmir’de yaz ayları var ya… İnsan sadece sıcakla değil, kendi düşünceleriyle de terliyor. Geçen gün Konak’ta yürürken kafamın içinde tek bir soru dönüp duruyordu: “1 insanı kaç karınca taşır?” Sorunun saçmalığını fark ediyorum ama işte beyin bazen mantığı değil, rastgele bağlantıları seviyor. Tam o sırada kaldırım kenarında minicik bir karınca kuyruğu gördüm. Sanki kendi aralarında bir lojistik şirketi kurmuşlar, taşımacılık yapıyorlar. Ben de durup onlara bakarken iç sesim devreye girdi: “Abi siz beni kaldırabilir misiniz?” Tabii…
Yorum BırakTelefonda karekod okuma nerede? Geleceğin günlük hayatına açılan küçük bir pencere Ankara’da yaşıyorum. 28 yaşındayım ve garip bir şekilde en sıradan görünen şeyler bile kafamı uzun uzun meşgul ediyor. Özellikle de şu soru: Telefonda karekod okuma nerede? Bunu ilk kez düşündüğümde mesele sadece bir telefon ayarıydı. Kamera mı, uygulama mı, bildirim çubuğu mu… Ama zaman geçtikçe fark ettim ki bu soru aslında çok daha büyük bir şeyin kapısıymış. Çünkü karekod dediğimiz şey artık sadece bir kare değil; hayatın içine gizlenmiş bir geçiş noktası. Bir sabah Kızılay’da yürürken simit alıyorum. Tezgahta küçük bir QR kod. Satıcı “abi buradan da ödeyebilirsin” dedi.…
Yorum BırakKaynakların sınırlılığı ve her tercihin başka bir ihtimalden vazgeçmek anlamına gelmesi, gündelik görünen kararları bile ekonomik bir analiz alanına dönüştürür. Bir fincan içeceğin seçimi bile, sağlık algısından piyasa dinamiklerine, bireysel davranışlardan toplumsal refah tartışmalarına kadar uzanan geniş bir zincirin parçasıdır. Zerdeçal İçmenin Faydaları Nelerdir? Ekonomi Perspektifinden Bir Analiz Zerdeçal, özellikle son yıllarda “doğal sağlık ürünü” olarak küresel pazarda dikkat çeken bir baharat hâline gelmiştir. Ancak “zerdeçal içmenin faydaları nelerdir?” sorusu yalnızca biyolojik etkilerle sınırlı değildir; bu soru aynı zamanda ekonomik seçimlerin, tüketici davranışlarının ve piyasa mekanizmalarının kesişim noktasında durur. Mikroekonomi Perspektifi: Bireysel Karar ve Fırsat Maliyeti Mikroekonomi düzeyinde her tüketim…
Yorum BırakGiriş: Öğrenmenin Zamanla Kurduğu Sessiz İlişki Bu içerik, Altın en iyi ne zaman satılır hakkında güvenilir ve sade bilgi arayanlar için Aciz tarafından oluşturuldu. Bazı sorular vardır ki ilk bakışta ekonomik bir karar gibi görünür ama derinlemesine incelendiğinde insanın öğrenme biçimiyle, dünyayı nasıl anlamlandırdığıyla ve deneyimlerinden nasıl anlam ürettiğiyle yakından ilişkilidir. “Altın en iyi ne zaman satılır?” sorusu da tam olarak bu türden bir sorudur. Yüzeyde piyasa koşullarını, fiyat dalgalanmalarını ve ekonomik göstergeleri çağrıştırır; ancak pedagojik bir mercekle bakıldığında bu soru, öğrenmenin zamanla kurduğu karmaşık ilişkiyi anlamak için güçlü bir metafora dönüşür. Öğrenme yalnızca bilgi edinme süreci değildir; aynı zamanda…
Yorum BırakAciz çatısı altında bugün 1 damla kanda kaç alyuvar vardır konusunu tüm yönleriyle ele alıyoruz. Giriş: Bir Damla, Bir Evren ve Bilmenin Ahlakı Bir damla kanın içinde saklı olanı düşünmek, yalnızca biyolojinin değil, felsefenin de en eski meraklarından birine dokunmaktır: “Bir şeyin içinde kaç şey vardır ve bunu bilmek ne anlama gelir?” “1 damla kanda kaç alyuvar vardır?” sorusu, ilk bakışta sayısal bir merak gibi görünür. Oysa bu soru, etik, epistemoloji ve ontoloji üçgeninde yankılanan daha derin bir problemi taşır: Bir şeyi ölçmek, onu gerçekten bilmek midir? Yoksa bilgi dediğimiz şey, her zaman eksik bir temsilden mi ibarettir? Bir damla,…
Yorum Bırak0’ın Karekökü Tanımsız mıdır? Bir İzmir Günlüğünden Fazlası Sizin İçin Seçtik: İlk neyin günahı olmaz ? İzmir’de sabahlar biraz tuhaftır. Bir yandan simit kokusu, bir yandan denizden gelen o hafif tuzlu rüzgâr… Ama en tuhaf şey, insanın beyninin sabah kahvesi içmeden önce bile “derin düşünce moduna” geçebilmesidir. Geçen gün tam böyle bir anda, metroya yetişmeye çalışırken aklıma saçma bir soru takıldı: 0’ın karekökü tanımsız mıdır? Normal bir insan bu soruyu düşünmez. Normal insan metroya biner, telefonuna bakar, en fazla “bugün ne yesem” diye düşünür. Ama ben… ben o an kaldırım taşlarının arasındaki boşlukları sayarken buldum kendimi. Ve evet, bu hikâye…
Yorum Bırak“Selma Teyze” Nasıl Yazılır? Dil, İktidar ve Toplumsal Düzen Üzerine Siyaset Bilimi Odaklı Bir Okuma Gündelik hayatın en sıradan görünen ifadeleri bile, aslında toplumsal düzenin nasıl kurulduğunu ve sürdürüldüğünü gösteren güçlü işaretler taşır. “Selma teyze nasıl yazılır?” sorusu ilk bakışta yalnızca yazım kuralına dair basit bir dil meselesi gibi görünür. Ancak biraz daha derin bakıldığında bu ifade, dilin iktidarla ilişkisini, saygı biçimlerini, toplumsal hiyerarşiyi ve meşruiyet üretim süreçlerini görünür kılar. Çünkü bir ismin nasıl yazıldığı, aynı zamanda bir toplumun nasıl düşündüğünü de açığa çıkarır. Toplumsal düzen üzerine kafa yoran biri için dil, sadece iletişim aracı değil; aynı zamanda bir güç…
Yorum BırakAltın Hesabı Kârlı mı? Kültürel Görelilik Üzerinden Bir Antropolojik Okuma Kültürlerin çeşitliliğini anlamaya çalışan bir göz için altın, yalnızca bir yatırım aracı değil; ritüellerin, toplumsal bağların ve kimlik inşasının yoğunlaştığı bir sembol olarak görünür. Bir yerde finansal güvenliğin hesabı yapılırken, başka bir yerde altın; doğumun, evliliğin, ölümün ve hatta gündelik sosyal ilişkilerin sessiz dili olabilir. Bu yüzden “altın hesabı kârlı mı?” sorusu, yalnızca ekonomik bir sorudan ibaret değildir. Aynı zamanda Altın hesabı kârlı mı? kültürel görelilik meselesinin tam merkezine dokunan, farklı toplumların değer sistemlerini karşı karşıya getiren bir sorudur. Altının Antropolojik Hafızası: Değerin Sembolden Ekonomiye Yolculuğu Bu yazıda Altın hesabı…
Yorum Bırak0 Bölü 0 Ne? Belirsizliğin Sosyolojisi Üzerine Bir Düşünme Denemesi Bugünün konusu 0 bölü 0 ne. Aciz olarak bu başlığı sade başlıklarla sizlere sunuyoruz. Bazen insan, gündelik hayatın içinde fark etmeden çok basit bir sorunun içine düşer: “0 bölü 0 ne eder?” Bu soru matematikte bir belirsizlik olarak tanımlanır; net bir karşılığı yoktur, çünkü hem pay hem payda aynı anda yokluğu temsil eder. Fakat bu teknik açıklama, konunun sadece bir yüzüdür. Toplumsal yapılar, birey deneyimleri ve güç ilişkileri açısından bakıldığında bu ifade, yalnızca bir matematik problemi değil, aynı zamanda bir sosyolojik metafordur. Toplumsal ilişkileri anlamaya çalışan biri için bu soru,…
Yorum Bırak